Haseki Cad. No:20, Aksaray / Fatih / İstanbul

Obezite Cerrahisi Nedir?

OBEZİTE CERRAHİSİ NE DEMEKTİR?

Günümüzde “MORBİD OBEZLERDE” yani vücut kitle index’i 40’ın üzerinde olanlarda kilo kaybını sağlayan çeşitli girişimsel yöntemler ve  ameliyatlar uygulanmaktadır.Aşırı kilolu hastaya kilo verdirmek üzere uygulanan cerrahi müdahalelere obezite cerrahisi, veya Eski Yunancada ağırlık anlamına gelen "baros" sözcüğünden türetilen bariatrik cerrahi adı verilir. Bu metotlar aslında midenin ya da incebağırsakların bir kısmının çıkarılmasına dayanan kanser ve ülser ameliyatlarından geliştirilmiştir. Bu operasyonları geçiren hastaların ameliyattan sonra hızla kilo kaybetmesi, cerrahların aynı prosedürleri morbid obezitenin tedavisinde de kullanma fikrini geliştirmesine yol açmıştır.

OBEZİTE CERRAHİSİNİN TEMEL PRENSİPLERİ NELERDİR?

Günümüzde “Bariatrik Operasyonlar”  monitorlere bağlanan  video-kameralar yardımıyla minimal invaziv laparoskopik tekniklerle gerçekleştirilmektedir. Bu teknik, cerraha hastanın karnında büyük bir yara açmadan karın içini gözleyebilme ve işlem yapabilme olanağı sağlar. Laparoskopik cerrahi geçiren hastalar, geleneksel-açık cerrahi ile ameliyat edilenlere göre tipik olarak daha az perioperatif ve postoperatif sağlık problemleri yaşarlar ve diğerleri hastanede 4-6 gün kalırken, 1-3 gün kalırlar. Diğerleri 4-6 haftada normal yaşantılarına dönerken, 1-3 haftada işlerine dönerler.

OBEZİTE CERRAHİSİ KİLO VERMEYE NASIL YARDIM EDER?

Bariatrik cerrahinin çalışma prensibi son derece basittir. Bariatrik cerrah ya sizin midenizin hacmini küçülterek bir oturuşta yiyebileceğiniz gıda miktarını azaltır, yada sindirim sisteminizde gıdaların geçtiği yolları değiştirerek ve kısaltarak (By-pass yaparak) alınan gıdaların büyük bir kısmının vücuda girmesini (emilmesini) engelliyerek ve vücudu biran evvel terketmesini sağlayarak kalori alımını kısıtlamış olur.  Bunu yaparken, doyma hissi de azaltılarak gıda alımı sürdürülebilir bir beslenme düzeni ile sağlanır. Kalori alımını kısıtlayan bir fren etkisi yapan sindirimsel yan etkiler (ağrı, bulantı, kusma, Dumping gibi..) sayesinde de cerrahiden sonraki 1-2 yıl içinde çok belirgin ve kalıcı kilo kaybı elde edilir.

Bariatrik cerrahinin temelde iki farklı tipi vardır:

1 – Gıda alımını kısıtlayıcı ameliyatlar

2 – Gıdaların geçişini hızlandıran (emilimi engelleyici) saptırıcı ameliyatlar

Birinci grupta yer alan laparoskopik mide bandı, gastrik pilikasyon ve tüp mide ameliyatı (sleeve gastrektomi) gibi  gastroplasti ameliyatları kalori kısıtlaması için sadece midenin hacmini değiştirir. Bu nedenle bu operasyonlar restriktif (kısıtlayıcı) cerrahi olarak adlandırılır. Mide hacmi özel staplerler veya silikon bir band kullanılarak bir karpuz boyutundan, bir yumurta boyutuna küçültülür. Bu kısıtlayıcı operasyonlar kolayca geri döndürülebilir ve sindirim sisteminin anatomisinde esaslı bir değişikliğe sebep olmazlar. Bu yöntemlerin tek dezavantajı hasta tarafından beslenme kuralları ihlal edilerek, daha kolay suistimal edilebilmesidir.

İkinci grup işlemler tipik olarak iki aşamalı prosedürlerdir. Öncelikle cerrah mide boyutunu küçültür. Daha sonra ince barsağın ilk kısmı bypasslanır. Bu, gıdaların sindirim sisteminden çok daha hızlı geçmesine ve besin ve kalorilerin emilim miktarının azalmasına neden olur. Bu nedenle bu tip operasyonlar malabsorbtif (emilimi engelleyici) cerrahi olarak adlandırılır. Hastalar fazla yeseler bile hızlı geçişten veya gıdaların daha kısa bir mesafeden geçmek zorunda kalmalarından dolayı daha az kaloriyi absorbe edebileceklerdir. Bu da, neden gastrik bypass operasyonlarının gastrik stapling ya da mide kelepçesi operasyonlarından daha fazla kilo kaybı sağladığını açıklar.